Jeolojik Zamanlar


Jeolojik Zamanlar
1. İlk Zaman (prekambriyen)
İlk canlı algler oluşmuştur.
En eski kıvrımlarla kıta çekirdekleri oluşmuştur.

2) I. Zaman (paleozoik)
Yer kabuğundaki şiddetli kırılma ve kıvrılmalarla kıta çekirdekleri büyümüştür.
Sıcak ve bol yağışlı iklim döneminde gür bitki toplulukları oluşmuştur.
Taşkömürü yatakları oluşmuştur.

3) II. Zaman (Mezezoik)
Durgunluk dönemidir. Büyük oranda tortulaşma olmuştur. Alp orojenezine hazırlık dönemidir. Yerkabuğunun kırıklarla parçalanarak ayrı kıtalara bölünmeye başlamıştır..
Dinozorların bu dönemde (jura)ortaya çıkmıştır.

4) III. Zaman (Neozoik-Tersiyer)
Şiddetli yer kabuğu hareketleri olmuştur.
Atlas ve Hint Okyanusları oluşmuştur.
Petrol, linyit,  tuz ve bor yatakları oluşmuştur.
Alp-Himalaya  kıvrım dağları oluşmuştur.

5) IV. Zaman (Antropozoik) iki dönemden oluşur.
a) Buzul Çağı:
Özellikle Kuzey Yarım Kürede şiddetli soğuma görülür. Bunun etkisiyle Batı Avrupa, İskandinavya ve Kanada gibi karalar buzullar altında kalmıştır.

b) Buzul Çağı Sonrası Dönem:
İstanbul –Çanakkale boğazları oluşmuştur.
Egeid karası çökmüştür.
İnsan yaratılmıştır.

Not: Jeolojik devirlerle ilgili bilgiler fosillerin incelenmesiyle elde edilir.
 
Yerşekillerinin Oluşumu
Yer şekilleri iç ve dış kuvvetlerin ortak etkisiyle meydana gelmişlerdir. İç kuvvetler yeryüzü şekillerini oluştururken yapıcıdırlar, dış kuvvetler ise  bu şekilleri ortadan kaldırmaya çalışan yıkıcı kuvvetlerdir.

İç Kuvvetler
Enerjisini yerin derinliklerinden alan (magmadan) ve yeryüzünün şekillenmesine olumlu yönde etkiye sahip olan kuvvetlerdir.

İç kuvvetlerin oluşturduğu hareketlerin bütününe tektonik hareketler denir.
1. Orojenez
2. Epirojenez
3. Seizma(Depremler)
4. Volkanizma

Dağ Oluşumu (Orojenez) Hareketleri:
a) Kıvrım Dağlar (Genç Dağlar)
Dış kuvvetler yeryüzünü aşındırır. Aşındırılan parçalar denizlerde ve deniz kıyılarında birikir. Bu birikim alanlarına jeosenklinal alan denir. Binlerce metre kalınlıktaki bu tortul tabakalar yerkabuğu hareketleri ile yan basınca uğrar ve kıvrılarak su yüzeyine çıkar. Bu kıvrımların yüksek kısımlarına yani sıradağlara “Antiklinal”, çanak şeklindeki çukur yerlere ise “Senklinal” denir. I. Jeolojik Zamanda oluşanlara Eski Kıvrımlar, III. Jeolojik Zamanda oluşanlara ise Genç Kıvrımlar denir.

Ülkemizde Yıldız Dağları, K. Anadolu Dağları, Karasu–Aras Dağları ve Toroslar ile Ergene Havzası, İç Anadolu Düzlükleri kıvrılma sonucunda meydana gelmiştir. Dünya’mız oluşumundan beri üç büyük orojenez, yani dağ oluşumuna sahne olmuştur.

I. Jeolojik Zamanda Kaledoniyen dağ oluşumu sırasında İskoçya ve Norveç’teki dağlar, 1. Jeolojik Zamanın sonlarına doğru gerçekleşen dağ oluşum sürecinde Appalaşlar, Urallar ve Orta Ren Dağları, III. Jeolojik Zamandaki son dağ oluşumunda ise Alpler, Andlar, Kayalık Dağları ve Himalayalar ortaya çıkmıştır.
 
b) Kırılma İle Dağ Oluşumu
Eski kara parçaları ve eski kıtalar yan basınçlar etkisiyle kırılmayacak şekilde sertse bunlar kırılır. Bu kırık hattına fay denir. İki fay arasında oluşan yükseltilere Horst, çukurlara ise Graben denir. Ülkemizde Biga, Kaz, Mandra, Yunt, Menteşe, Aydın, Bozdağlar, birer Horst, Menderes

Ovaları, Gediz Ovası, Bakırçay ve Hatay çukurluğu birer Grabendir.

Kırık hatları yeryüzünün zayıf yerleri olduğu için deprem, volkanizma ve kaplıcalar bu fay hatları boyunca uzanırlar.


 
Dünyanın en uzun grabeni Hatay’dan başlayarak güneye doğru Suriye, Lut Gölü, Kızıldeniz’den geçen D. Afrika’ya kadar uzanan çöküntü alanıdır.

*Dünya üzerindeki başlıca kıvrım dağları III. Zamanda oluşmuş Alp-Himalaya kıvrımları ile Amerika kıtasının batısındaki Kayalık ve And dağlarıdır.

*Türkiye’deki dağların büyük bir kısmı III. zamanda Alp-Himalaya kıvrımları ile oluşmuştur. Bunlar kuzeyde Kuzey Anadolu Dağları ve güneyde Toros Dağlarıdır.

Kısacası Orojenez sonucunda;
Kıvrım dağları, Horst-Grabenler ve fay hatları  oluşmuştur.

Kıta Oluşumu (Epirojenez) Hareketleri
Geniş yerkabuğu parçalarının yükselmesi ya da çökmesi şeklindeki yer hareketine epirojenez denir.

Bu hareketler sonucunda kara ve deniz dağılışında büyük ölçüde değişebilir.Alçak alanları deniz basar.Deniz ilerlemesi =Transgresyon veya deniz dipleri yükselerek kara haline geçer.Deniz gerilemesi=Regrasyon
Epirojenez de tabakaların durumu bozulmaz.Uzak sahalarda yükselmeler,alçalmalar olur.Epirojenez yerkabuğunun yaylanması olarak ta adlandırılır.Epirojenik hareketler yerkabuğunun izostatik dengesinin bozulması ile meydana gelir.

İzostatik Denge: Katı haldeki yer kabuğunun sıvı haldeki Manto üzerinde batmadan kalabilmesine denir.



İzostatik Dengeyi Bozan Faktörler:
1) Karalarda aşınmanın, denizlerde birikmenin fazla olması,

2) İklim değişmeleri,

3) Dağ oluşumu hareketleri

4) Volkanizma ve Yan basınçlar
Epirojenez yer yüzünü en uzun sürede şekillendiren iç kuvvettir.

Epirojenez sonucunda;
Epirojenez yeryüzünü en uzun zaman içinde şekillendiren kuvvettir.
Ülkemizde Karadeniz ve Akdeniz Havzalarının çökmesi, Toroslar,K.Anadolu ve Batı Anadolu dağlarının yükselmesi, Ergene ve Adana havzalarının(Çukurova) tortulanma alanı haline gelerek çökmesi epirojenez sonucudur.
Türkiye 3.zaman sonu 4. zaman başında epirojenik olarak toptan yükselmiştir.
Dünya üzerinde ise İskandinavya  yarımadası yükselirken , Almanya ve Hollanda çökmektedir.  
Deniz ilerlemesinin görüldüğü yerde akarsuyun ağız kısmı deniz suları altında kalır. Akarsuyun enerji potansiyeli azalır ve biriktirme yapar. Deniz gerilesi var ise akarsuyun yatak eğimi artar ve aşındırma gücü artar.
Eğer bir yerde akarsu vadisi deniz içinde de devam ediyorsa; deniz ilerlemesinden bahsedilebilir. Kıyı şekilleri yüksekte  veya kara içlerinde kalmış ise deniz gerilemesi olmuştur.

Volkanizma 
Yerin derinliklerindeki magmanın yeryüzünde (dış volkanizma) veya yeryüzüne yakın derinliklerdeki(Derinlik-İç volkanizma) faaliyetlerine Volkanizma denir.
Volkanizma denilince daha çok yer yüzünde meydana gelen mağmatik faaliyetler akla gelmektedir. Çünkü volkanik şekiller yer yüzünde oluşmaktadır.

Volkanizma sırasında mağma katı, sıvı ve gaz halinde yer yüzüne çıkar. Çıkan sıvı maddelere lav, katı maddelere kül ve tüf denir. Gazlar ise; karbon,kükürt,azot,su buharı
Volkanizma ile çıkan malzemeler çıktığı yerde birikerek volkan konilerini oluşturur.
Lavların akıcılığı az ise yükseltisi fazla olan volkan dağları oluşur. Bunlara  kalkan volkanları denir. Ör: Ağrı dağı
Volkan konilerinin tepesinde bulunan çukurluğa krater denir.

Bazı yanardağlarda ana koni üzerinde oluşmuş yan koniler de olabilir. Bunlara parazit koni denir. Ör: Erciyes dağı Volkanik patlamalarla bazı volkanların tepe kısmı uçarak çok büyük çanak oluşur. Bu çanaklara kaldera denir. Ör: Nemrut dağı (1441 yılında ikinci kez patlamıştır.)
Gaz patlaması sonucunda Maar çukurları oluşur.(Meke tuzlası ve Acıgöl birer Maar’dır.)

Volkanizmanın Etkileri
• Tek dağlar oluşur.
• Volkanik alanlar maden bakımından zengin olur.
• Topraklar verimli olduğundan nüfus bu alanlarda fazladır.
• Volkanların çevreleri verimli tarım arazileridir.

Yeryüzündeki Başlıca Volkanik Bölgeler
1) Atlas Okyanusunun orta kesimi,
2) Akdeniz ve çevresi
3) Doğu Afrika
4) Büyük Okyanus çevresi (en fazla bu bölgede görülmektedir. Bu sebeple buraya Pasifik Ateş Çemberi denir.)




Türkiye’deki Başlıca Volkanik Dağlar
• Doğu Anadolu Bölgesindekiler: Ağrı , Tendürek, Süphan, Nemrut.
• İç Anadolu Bölgesi: Erciyes, Hasan dağı Melendiz dağı, Karadağ , Karacadağ.
• Akdeniz Bölgesi: Hassa ve çevresi (Hatay)
• G.D Anadolu Bölgesi: Karacadağ
• Ege Bölgesi: Kula volkanları (En genç volkanik şekiller)

Deprem
Deprem, Yerkabuğunda meydana gelen salınım ve titreşim hareketlerine denir. İnceleyen bilim sismoloji, ölçen alet sismoğraftır. Depremin Aletsel Büyüklüğü (Magnitüdü) Richter Ölçeğine göre belirlenir.

Depremin Şiddeti Nedir?
Depremin yer yüzeyindeki etkileri, depremin şiddeti olarak tanımlanır. Şiddetin ölçüsü, depremin yapılar ve insanlar üzerindeki etkileri ve toplam hasar gibi çeşitli kıstaslar göz önüne alınarak yapılır. Şiddeti tanımlamak için birden çok ölçek geliştirilmiştir. Bunlardan en yaygın kullanılanı ’Değiştirilmiş Mercalli Şiddet Ölçeği’dir. Bu ölçek, Romen rakamları ile belirlenen 12 düzeyden oluşur. Hiçbir matematiksel temeli olmayıp bütünü ile gözlemsel bilgilere dayanır.
Depremin kaynağını aldığı yere İç merkez (Hiposantr),yer yüzünde buna en yakın noktaya da dış merkez (Episantr) denir.   Episantr depremin en şiddetli hissedildiği yerlerdir.

Odak Derinliği:
Depremde enerjinin açığa çıktığı noktanın yeryüzünden en kısa uzaklığı, depremin odak derinliği olarak adlandırılır. Depremler odak derinliklerine göre sınıflandırılabilir.Bu sınıflandırma tektonik depremler için geçerlidir.Yerin 0-60 km.derinliğinde olan depremler sığ deprem olarak nitelenir.Yerin 70-300 km.derinliklerinde olan depremler orta derinlikte olan depremlerdir.Derin depremler ise yerin 300 km.den fazla derinliğinde olan depremlerdir.Türkiye’de olan depremler genellikle sığ depremlerdir ve derinlikleri 0-60 km.arasındadır.Orta ve derin depremler daha çok bir levhanın bir diğer levhanın altına girdiği bölgelerde olur.Derin depremler çok genis alanlarda hissedilir , buna karşılık yaptıkları hasar azdır.Sığ depremler ise dar bir alanda hissedilirken bu alan içinde çok büyük hasar yapabilirler. 

Okyanus veya deniz diplerinde olan depremin etkisiyle dev dalgalar oluşur. Bunlara Tsunami denir.



Oluşumlarına Göre Depremler:
A) Çökme Depremler: Karstik alanlarda yeraltında kayaların erimesiyle oluşan boşlukların, mağaraların tavanlarının çökmesiyle meydana gelen depremlerdir. Etki alanları dardır. Akdeniz Bölgesi’nde yaygındır.
B) Volkanik Depremler: Volkanizma faaliyetleri sırasında oluşan depremlerdir. Etkin volkanların çevresinde görülen depremlerdir. Etki alanları dardır. (Yeryüzünde görülen depremlerin %17’si bu tür depremlerdendir)
C) Tektonik Depremler: Yerkabuğunun iyice oturmamış kırık alanlarında görülen en yaygın, en şiddetli depremlerdir. (Yeryüzünde görülen depremlerin %81’i bu tür depremlerdendir)

Not: Dünya üzerindeki volkanik alanlarla; deprem bölgeleri, fay hatları, genç kıvrım dağları ve sıcak su kaynakları arasında bir paralellik vardır. Sebebi bu alanlarda yer kabuğunun  hareket halinde olmasıdır.  
 
Türkiye’deki Deprem Bölgeleri 
1) Kuzey Anadolu Deprem Kuşağı: Saroz körfezinden başlar, Marmara denizinden geçtikten sonra Kuzey Anadolu Dağlarının güneyini takip ederek Van Gölünün kuzeyine doğru uzanır.
2) Batı Anadolu Deprem Kuşağı: Güney Marmara’dan başlar Ege Bölgesindeki çöküntü ovalarını takip eder.
3) Güney Anadolu Deprem Kuşağı: Hatay’dan başlar, Güney Anadolu Toroslarını takip ederek Van gölünün güneyine doğru devam eder.

Deprem Tehlikesinin En Az Olduğu Alanlar:
1) Konya, Karaman, Taşeli Platosu ve İçel çevresi.
2) Mardin Eşiği-Şırnak çevresi.  

Dünya Üzerindeki Deprem Bölgeleri
1) Atlas Okyanusunun orta kesimi,
2) Akdeniz ve çevresi
3) Büyük Okyanus çevresi (En fazla bu bölgede görülmektedir. Sebebi katı haldeki yerkabuğunun (Sial) ince ve zayıf olmasıdır.)

Deprem Tehlikesinin Az Olduğu Yerler
1) K.Batı Avrupa-Grönland adası
2) Asya’nın kuzeyi (Sibirya)
3) Kanada’nın K.Doğusu
4) Güney Afrika
5) Avustralya

Depremlerden Korunma Yolları
1) Fay hatları üzerinde büyük yerleşim merkezleri kurulmamalı ve yüksek katlı binalar yapılmamalı.
2) Binalardaki yapı malzemesi ve yapı tekniği sarsıntılara dayanıklı olmalıdır.
3) Deprem konusunda halk eğitilmelidir.
4) Binaların yapıldığı zemin sağlam olmalı. Yer altı suyu bakımında zengin olan alüvyal alanlara çok katlı bina yapılmamalıdır.
5) Deprem sırasında merdiven ve tavan boşluklarında durulmamalı. Bina içinde üzerimize düşüp altında kalabileceğimiz mobilya ve eşyalardan uzak durulmalıdır.
6) Bina dışında ise ağaç, duvar ve elektrik telleri gibi devrilebilecek şeylerden uzak durmalıyız.
7) Deprem sırasında mümkünse, yanan sobalar söndürülmeli,elektrik ve su kapatılmalıdır.

Admin

Taglar: JeolojikZamanlar

Coğrafya Ders Notları - İlginizi çekebilecek başlıklar
21 Aralık Özellikleri

Güneş ışınları Yengeç Dönencesi’ne 43°06′ lık açı ile gelir. Kış mevsiminin başlangıcıdır.

21 Haziran Özellikleri

Dünya, kendi ekseni etrafındaki günlük dönüşünü sürdürürken, bir yandan da Güneş’in çevresinde dolanır.

21 Mart Özellikleri

Güneş ışınları öğle vakti Ekvator’a 90° lik açı ile düşer. Gölge boyu Ekvator’da sıfırdır.

Afrika Kıtasının Genel Özellikleri

Afrika adı, Kartaca’ ya ilk gelen Romalılar’ın Afri veya Africani olarak bilinen oymaklarından alınmıştır. Afrika kıtası geç tanınan bir kıtadır.

Akarsu Aşınım Şekilleri

Vadi, Çentik, Boğaz, Kanyon vadi, Tabanlı vadi, Menderes, Dev kazanı, Peneplen, Peribacaları, kırgıbayır, plato

Akarsularda Aşındırma

Akarsuyun, içerisinden geçtiği yatağı kazması ve kopardığı parçacıkları taşıması olayına aşındırma denir.Akarsular kimyasal ve fiziksel (mekanik) yollarla aşındırma yaparlar.



Sayfa Yorumları

Yorum Ekle





Mesaj / Bildirim Gönderin