İngilizce İyelik Zamiri 2 - Possessive Pronouns 2


İngilizce İyelik Zamiri 2 - Possessive Pronouns 2
Türkçe İngilizce SesDosyası
gözlük the glasses
O (erkek) gözlüğünü unuttu. He has forgotten his glasses.
Onun gözlüğü (erkek) nerede? Where has he left his glasses?
saat the clock
Onun (erkek) saati bozuk. His clock isn’t working.
Saat duvarda asılı. The clock hangs on the wall.
pasaport the passport
O (erkek) pasaportunu kaybetti. He has lost his passport.
Onun (erkek) pasaportu nerede? Where is his passport then?
onlar – sizler they – their
Çocuklar ebeveynlerini bulamıyorlar. The children cannot find their parents.
Ama ebeveynleri geliyor ya! Here come their parents!
Siz – sizler you – your
Seyahatiniz nasıldı, Bay Müler? How was your trip, Mr. Miller?
Hanımınız nerede, Bay Müller? Where is your wife, Mr. Miller?
Siz – sizler you – your
Seyahatiniz nasıldı, Bayan Schmidt? How was your trip, Mrs. Smith?
Eşiniz nerede, Bayan Schmidt? Where is your husband, Mrs. Smith?

Admin

Taglar: İngilizceİyelikZamiriPossessivePronouns

İngilizce Konuşma Kalıpları - İlginizi çekebilecek başlıklar
İngilizce Bağlaçlar 1 - Conjunctions 1

İngilizce Bağlaçlar 1 - Conjunctions 1; Yağmur durana kadar bekle - Wait until the rain stops. Ben hazır olana kadar bekle - Wait until I’m finished. O geri gelene kadar bekle - Wait until he comes back.

İngilizce Bağlaçlar 2 - Conjunctions 2

İngilizce Bağlaçlar 2 - Conjunctions 2; Kendisi (kadın) ne zamandan beri çalışmıyor - Since when is she no longer working? Evlendiğinden beri mi - Since her marriage?

İngilizce Bağlaçlar 3 - Conjunctions 3

İngilizce Bağlaçlar 3 - Conjunctions 3; Saat çalar çalmaz kalkarım - I get up as soon as the alarm rings. Ders çalışmam gerekir gerekmez yoruluyorum - I become tired as soon as I have to study.

İngilizce Aile - Family Members

İngilizce aile - family members konuşma kalıpları; anne, baba, çocuk, büyükanne, büyükbaba, amca, dayı, hala, teyze

İngilizce Alışveriş Merkezinde - In the Department Store

İngilizce Alışveriş Merkezinde - In the Department Store; Bir alışveriş merkezine gidelim mi - Shall we go to the department store? Alışveriş yapmam lazım - I have to go shopping. Çok şey satın almak istiyorum - I want to do a lot of shoppi

İngilizce Alışveriş Yapmak - Running Errands

İngilizce Alışveriş Yapmak - Running Errands; Kütüphaneye gitmek istiyorum - I want to go to the library. Kitapçıya gitmek istiyorum - I want to go to the bookstore. Gazete satıcısına gitmek istiyorum - I want to go to the newspaper stand



Sayfa Yorumları

Yorum Ekle





Mesaj / Bildirim Gönderin