İngilizce Geçmiş Zaman 1 - Past Tense 1


İngilizce Geçmiş Zaman 1 - Past Tense 1
Türkçe İngilizce SesDosyası
yazmak to write
O (erkek) bir mektup yazdı. He wrote a letter.
O da (kadın) bir kart yazmıştı. And she wrote a card.
okumak to read
O (erkek) bir dergi okudu. He read a magazine.
O da (kadın) bir kitap okudu. And she read a book.
almak to take
O (erkek) bir sigara aldı. He took a cigarette.
O (kadın) bir parça çikolata aldı. She took a piece of chocolate.
O (erkek) sadık değildi, ama o (kadın) sadıktı. He was disloyal, but she was loyal.
O (erkek) tembeldi, ama o (kadın) çalışkandı. He was lazy, but she was hard-working.
O (erkek) fakirdi, ama o (kadın) zengindi. He was poor, but she was rich.
Onun (erkek) parası değil, bilakis borçları vardı. He had no money, only debts.
O (erkek) şanslı değil, bilakis talihsizdi. He had no luck, only bad luck.
O (erkek) başarılı değil, bilakis başarısızdı. He had no success, only failure.
O (erkek) memnun değil, hoşnutsuzdu. He was not satisfied, but dissatisfied.
O (erkek) mutlu değil, mutsuzdu. He was not happy, but sad.
O (erkek) sempatik değil, antipatikti. He was not friendly, but unfriendly.

Admin

Taglar: İngilizceGeçmişZamanPastTense

İngilizce Konuşma Kalıpları - İlginizi çekebilecek başlıklar
İngilizce Bağlaçlar 1 - Conjunctions 1

İngilizce Bağlaçlar 1 - Conjunctions 1; Yağmur durana kadar bekle - Wait until the rain stops. Ben hazır olana kadar bekle - Wait until I’m finished. O geri gelene kadar bekle - Wait until he comes back.

İngilizce Bağlaçlar 2 - Conjunctions 2

İngilizce Bağlaçlar 2 - Conjunctions 2; Kendisi (kadın) ne zamandan beri çalışmıyor - Since when is she no longer working? Evlendiğinden beri mi - Since her marriage?

İngilizce Bağlaçlar 3 - Conjunctions 3

İngilizce Bağlaçlar 3 - Conjunctions 3; Saat çalar çalmaz kalkarım - I get up as soon as the alarm rings. Ders çalışmam gerekir gerekmez yoruluyorum - I become tired as soon as I have to study.

İngilizce Aile - Family Members

İngilizce aile - family members konuşma kalıpları; anne, baba, çocuk, büyükanne, büyükbaba, amca, dayı, hala, teyze

İngilizce Alışveriş Merkezinde - In the Department Store

İngilizce Alışveriş Merkezinde - In the Department Store; Bir alışveriş merkezine gidelim mi - Shall we go to the department store? Alışveriş yapmam lazım - I have to go shopping. Çok şey satın almak istiyorum - I want to do a lot of shoppi

İngilizce Alışveriş Yapmak - Running Errands

İngilizce Alışveriş Yapmak - Running Errands; Kütüphaneye gitmek istiyorum - I want to go to the library. Kitapçıya gitmek istiyorum - I want to go to the bookstore. Gazete satıcısına gitmek istiyorum - I want to go to the newspaper stand



Sayfa Yorumları

Yorum Ekle





Mesaj / Bildirim Gönderin