İngilizce Vücudun Bölümleri - Parts of the Body


İngilizce Vücudun Bölümleri - Parts of the Body
Türkçe İngilizce SesDosyası
Bir adam resmi yapıyorum. I am drawing a man.
Önce kafasını. First the head.
Adamın şapkası var. The man is wearing a hat.
Saçlar gözükmüyor. One cannot see the hair.
Kulaklar da gözükmüyor. One cannot see the ears either.
Sırt da gözükmüyor. One cannot see his back either.
Gözleri ve ağızı çiziyorum. I am drawing the eyes and the mouth.
Adam dans ediyor ve gülüyor. The man is dancing and laughing.
Adamın uzun bir burnu var. The man has a long nose.
Elinde bir baston var. He is carrying a cane in his hands.
Boğazında da bir şal var. He is also wearing a scarf around his neck.
Kış ve hava soğuk. It is winter and it is cold.
Kolları kuvvetli. The arms are athletic.
Bacakları da kuvvetli. The legs are also athletic.
Adam kardan. The man is made of snow.
Pantolonu ve paltosu yok. He is neither wearing pants nor a coat.
Ama adam üşümüyor. But the man is not freezing.
O bir kardan adam. He is a snowman.

Admin

Taglar: İngilizceVücudunBölümleriPartsBody

İngilizce Konuşma Kalıpları - İlginizi çekebilecek başlıklar
İngilizce Bağlaçlar 1 - Conjunctions 1

İngilizce Bağlaçlar 1 - Conjunctions 1; Yağmur durana kadar bekle - Wait until the rain stops. Ben hazır olana kadar bekle - Wait until I’m finished. O geri gelene kadar bekle - Wait until he comes back.

İngilizce Bağlaçlar 2 - Conjunctions 2

İngilizce Bağlaçlar 2 - Conjunctions 2; Kendisi (kadın) ne zamandan beri çalışmıyor - Since when is she no longer working? Evlendiğinden beri mi - Since her marriage?

İngilizce Bağlaçlar 3 - Conjunctions 3

İngilizce Bağlaçlar 3 - Conjunctions 3; Saat çalar çalmaz kalkarım - I get up as soon as the alarm rings. Ders çalışmam gerekir gerekmez yoruluyorum - I become tired as soon as I have to study.

İngilizce Aile - Family Members

İngilizce aile - family members konuşma kalıpları; anne, baba, çocuk, büyükanne, büyükbaba, amca, dayı, hala, teyze

İngilizce Alışveriş Merkezinde - In the Department Store

İngilizce Alışveriş Merkezinde - In the Department Store; Bir alışveriş merkezine gidelim mi - Shall we go to the department store? Alışveriş yapmam lazım - I have to go shopping. Çok şey satın almak istiyorum - I want to do a lot of shoppi

İngilizce Alışveriş Yapmak - Running Errands

İngilizce Alışveriş Yapmak - Running Errands; Kütüphaneye gitmek istiyorum - I want to go to the library. Kitapçıya gitmek istiyorum - I want to go to the bookstore. Gazete satıcısına gitmek istiyorum - I want to go to the newspaper stand



Sayfa Yorumları

Yorum Ekle





Mesaj / Bildirim Gönderin